Hiç Ayrılmayalım- Anne Dayton&May Vanderbilt, Kitap Yorumu(2. Gün)

Hiç Ayrılmayalım



Sayfa Sayısı: 312
Epsilon Yayınları
2014
19 tl
Miracle Girls #2
Satın almak için tıklayın.

Kitap Tanıtımı

Christine Leenin o korkunç araba kazasında annesini kaybetmesinin üzerinden iki yıl geçti. Babası şimdi eski bir güzellik kraliçesi olan Candace ile nişanlı ve Christine bundan hiç de hoşnut değil. Üstelik davranışları okul hayatını da etkilemeye başladığı için rehberlik seanslarına katılmak zorunda.

Mucize Kızlar ise aralarındaki sorunlar yüzünden dağılmanın eşiğine gelmiş durumdalar. O güzel yaz günleri geride kaldı artık. Peki şimdi ne olacak?

Christinein öfkesi ve lisenin stresi Mucize Kızların birbirlerine en çok ihtiyaç duydukları zamanda dağılmalarına mı neden olacak? Yoksa hepsi elele verip Christinee annesinin ölüm acısını atlatması ve babasının yeni evliliğini kabullenmesi için yardım mı edecekler?

Zor bir yıl bekliyor Mucize Kızları. 

Zor ve uzun bir yıl.

"Arkadaşlık ve inanç gibi önemli temaları olan güçlü hayat dersleri anlatılmış."
-Romantic Times-


Kitap Yorumu

 
İster on yaşında olun ister altmış fark etmez, hayatta her zaman bir mucize kıza ihtiyacınız vardır. Hele ki birden fazla bulduysanız dünyada elde edebileceğiniz en büyük hazineye sahipsiniz demektir. Birinin sevgisi, ilgisi, hata yaptığınızda bile yanınızda olması ya da gözünüzün içindeki sıkıntıyı görmesi satın alabileceğiniz bir şey değil çünkü.

Bu kitabı okurken aklımda hep kendi “mucize kızlarım” geldi. Hayatımın en zor anlarında, en zor dönemeçlerde ya da en sert düşüşlerde elimden tutan dostlarımı düşündüm. Bazen kahkahalarımız bazen gözyaşlarımızdı paylaştığımız. Hatta bazen tartışmaların bile içinde olduk. Ama biz mucize kızdık ve ayrılmazdık.

Christine, Zoe, Riley ve Ana işte onlar da bir mucize kızlar grubu. Birbirlerine sevgiyle bağlılar. Bu bağın nasıl kurulduğu ilk kitapta anlatıyor. Bu kitaba ise kızların dağılma tehlikesiyle başlanıyor. Aralarında ilişkilerin sınandığı zor dönemlerden geçiyorlar ve son sayfaya kadar aklınızda şu soru dönüyor; acaba geçebilecekler mi?

Kızlar henüz lise ikinci sınıflar ve hayatlarının zor dönemlerinden birini yaşıyorlar. Lise dönemim üzerinden uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen beni geçmişime götürdüğü için bu kadar sevdim sanırım bu kitabı. Yaşanan olaylar farklı olsa da hisler aynıydı.

Anlatımı oldukça akıcı ve sade bir kitap “Hiç Ayrılmayalım” aynı zamanda da oldukça etkili. Sizi kendi ilk gençlik yıllarınıza götürüveriyor. Bir de iki yazarın birlikte yazması çok ilginç. Eğer kapağa bakmazsanız anlayamazsınız iki farklı kalem olduğunu. Zevkle okudum bu kitabı ve serinin diğer kitaplarını merakla bekliyorum. Umarım siz de kendi mucize kızlarınızı bulmuşsunuzdur ve hiç ayrılmazsınız. Şimdiden keyifli okumalar dilerim :)

Benim puanım;


Çekilişimiz hem facebook sayfamızda hem de bloglarımızda devam ediyor, katılmayı unutmayın :)

Hiç Ayrılmayalım- Anne Dayton&May Vanderbilt, Yazar Hayatı(1. Gün)

Anne Dayton&May Vanderbilt




 
 Anne San Jose, California doğumludur. Çocukluğunu orada Nintendo(Bilgisayar oyunu imiş, ben de yeni öğrendim :D) oynayarak ve “The Facst of Life” izleyerek geçirmiştir. 

Daha sonra kendini geliştirmek için Princeton’a gitmiştir. Dört yıl boyunca geçen eğitim süreci sonunda dereceyle mezun olmuştur. 

Birkaç yıl sonra bir adam kalbini çalmış ve Brooklyn’e yerleşmişlerdir. Orada editör olarak çalışmaktadır. Kötü korku filmlerine bayılır ve iyi bir satranç oyuncusudur. 

May Panama City, Florida’da doğup büyümüştür. Baylor Üniversitesi’ni bitirdikten sonra Baltimore’da John Hopkins Üniversitesi’nde “Yaratıcı Yazarlık” okumuştur. 

Dört yıl boyunca Brooklyn’de yaşamış ve Random House’ta editör
yardımcılığı yapmış, ardından da San Francisco’ya taşınmıştır. 

May, kendi peynirini kendi yapan, doğal yaşam aşığı biridir. 

Anne ve May Random House’ta çalışırken tanışmışlardır. May’in yaptığı bir şakaya Anne’in verdiği cevapla başlamıştır dostlukları. O günden beri birbirlerinin destekçisi olmuşlardır. 

Birlikte yazı yazmanın nasıl bir şey olduğunu soranlara muhteşem cevabını verir ikili. Fikirleri ortaya koyup tartışmayı sonra da uygun olanı bulmayı sevdiklerini söylüyorlar.







Tur başlar da çekiliş olmadan olur mu hiç? Hem facebook sayfamızdan hem de bloglarımız üzerinden yaptığımız yarışmalara katılabilirsiniz :))

Facebook yarışmamıza buradan katılabilirsiniz :))

Raff çekilişimiz için buyurun :))




a Rafflecopter giveaway

Kızlar Arasında:))

Kızlar Arasında:))


Yeni bir etkinlikten herkese merhaba! Geçen yaptığımız etkinlikteki benim sorduğum bir soru üzerine aklımıza bu etkinliği yapmak geldi. Kapaklardaki en güzel kızı sormuştum şimdi de erkeklerde en'leri belirliyoruz. Biz yaparken çok eğlendik umarım okurken siz de eğlenirsiniz :))

Efendim sorularımız şöyle :))



1-En iyi baklava ustası:
Sebastian Wroth- Tutkuların Pençesinde- Kresley Cole


2-Gerçek olsaydı adamı alır nikahı basardım: Rory MacLeod- Asi- Monica Mccarty
Bu adama okurken aşık olmuştum, sanırım tahtını sallayacak bir başkası yok benim için. Bu arada nikah şahidim canım Pınar olacak eğer Rory ile karşılaşırsam :D



3-Dıştan sert görünse de en yufka/pamuk yürekli: Brodick Buchanan- Fidye- Julie Garwood

Ah Brodick diyorum başka da bir şey demiyorum. Zaten Brodick demişim başka lafa gerek var mı?



4-Tansiyonunuz varsa yaklaşmamanız gereken (Kalp krizi sebebi): Drew- Yalancı Aşık- Tawna Fenske

Seksi, eğlenceli, komik... daha ne olsun canım :))



5-Yakmaya kıyamadığınız odunlar: Royce Westmoreland- Düşler Krallığı- Judith MgNauhgt

Royce'u sevmiştim ama Jennifer'a bayıldım resmen, sahalarda görmek istediğimiz kadınlardan :D



6-Günaha davet kötü erkekler: Mark Randolf- Tutku- Lisa Valdez



7-Kızı görünce benliği değişip evrim geçirenler: Julian Dane- Zalim Cazibe- Julia London

Ah Julian ah sen bu hallere düşecek adam mıydın yahu :D



8-Yatı ,katı son model arabası, cebinde milyonları olsa da bir gram aklı yok dedikleriniz: Clayton Westmoreland- İçinde Aşk Saklı- Judith MgNaught

Ah ah akıl ona arada da olsa uğruyor mu acaba?



9-Öyle bir kelime söylüyor ki beni benden alıyor dedikleriniz..{ilginç olması gerekmez size keyifli bir tebessüm sunsun yeter}: Tony McCaffrey- Abartılı Yalanlar Aceleci Duvaklar- Jane Graves



10-Hık demiş kitabın burnundan düşmüş {En iyi dizi/film uyarlama, erkek karakter }: Robert Longdon- Tom Hanks- Melekler ve Şeytanlar

Kitabına ayrı filmine ayrı oyuncusuna ayrı aşık olduğum bir seçenek :D



11- Birbirine müstahak çiftler:  Kev Merripen- Winnifred Hathaway- Vazgeçmem Senden- Lisa Kleypas

Arasak böyle bir çift daha bulabilir miyiz bilmem!



12- Sen daha iyilerine layıksın:
Micha- Ella ve Micha’nın Geleceği- Jessica Sorensen

Özellikle ikinci kitabı yazdım, orada daha sinir bozucuydu Ella!



13- Onu tanısan çok seversin: Arthur- Kiralık Nişanlı- Amanda Quick

Ah Arthur ya!!! Okuduğum ilk historical ve aklımdan hiçççç çıkmayacak bir adam :D


14-Hayrıma klonlayıp seri üretime geçerdim dedikleriniz..: Erhan- Peri Masalım- Sinem Akça

Sinem abla kapak yazısında bu tip erkekler romanlarda olur demiş ama kimbilir belki kitaptan klonlayabiliriz :D



15- En sevdiğin kitap film olsa erkek karakteri kim canlandırır: Bu kategoriye cevabım yok. Neden mi? Ah ah benim aşklarımı henüz bir anne doğurmadı maalesef :P Şimdi ben birini seçerim sevgilisi falan vardır sonra kıskançlık moduna girmeye gerek yok, değil mi :D


Bu etkinliğe başka kimler katıldı diyorsanız eğer hemen cevaplayayım; Kitap İklimi Pınar ve Minik Bir Düş Canan :D

Melekler Zamanı- Fatma Erdek

Melekler Zamanı



Sayfa Sayısı: 554
Ephesus Yayınları
2013
25 tl
Satın almak için tıklayın.

Hafif acılar konuşabilir ama, derin acılar dilsizdir.
Aşk; herkesin yüreğindeki boşluğa göre şekillenen, herkesi farklı bir yerden vuran, herkesi başka bir iman ve ibadetle dolduran, öylesine sınırsız ve öylesine belirsiz bir kavramdı ki.
Aşk bir evrendi. Sonsuzluğun içinde, milyarlarca tür barındıran, kimi ateşten, kimi ışıktan, kimi dumandan, kimi yeşilden, kimi beyazdan, kimi sudan, kimi topraktan...
Milyonlarca farklı yıldız, canlı, cansız ve bilinmezden oluşan evren kadar zengin... Milyonlarca şarkıya, şiire ilham olacak kadar bereketli...
Kimine umut getirecek kadar parlak. Kimini umutsuzluğa mahkûm edecek kadar karanlık. İşte bu kadar değişken, bu kadar tanımsız bir şeydi aşk...
Bir tek, tarafları net ve değişmezdi. Bir "seven" bir de "sevgili..."
Yusuf ve Yesra... İki kardeş...Tek can... Ve onları ayıran babaları... Küçük Yusufu tarikatın emrine gönderirken, gencecik Yesrayı yaşlı tarikat liderine eş olarak verir.

Sonra...
Sonrası mücadeleci Yusufun tarikattan kaçışı ve Barlas oluşu. Hayatı keşfi . Mucizelerin ona getirdiği hayatının melekleri Nesil ve Ekin. İç içe geçmiş, soluk soluğa okunan bir adamın iki hayat mücadelesi. Yesra ve Yusufun yürek burkan, sarsan hikâyesiyle irkilecek, Nesil ve Barlasın aşklarıyla yaşamın ne denli bir mucize olduğuna tanıklık edeceksiniz...


Kitap Yorumu



Türk yazar okumam gibi bir ön yargım olmamasına rağmen gözden kaçırdığım kitaplardan biriymiş Melekler Zamanı. Bir arkadaşım çok beğendiğini söyledi ve ben de epeyce blog ve sayfada kitapla ilgili yorumları okudum. Ağır bir dram olduğunu öğrenmek beni okumaktan vazgeçirdi. Ama bir gün kitapçıda gezerken kendime engel olamayıp aldım. O günden beri de gözümün önünde duruyordu ama okumaya karar vermek kolay olmadı. 

Zülfü Livaneli’nin kitabında okuduğum bir söz var “Her insan bedeninin çürüyeceğini bilir ve bundan korkar. Ama çoğu insanın ruhu gövdesinden önce çürür; nedense bundan kimse korkmaz!” Barlas’ın yaşadığı da bunun gibiydi. Ruhu çoktan ölmüş bedenen tükeneceği günü bekliyordu. Yaşamak onun için sadece bir görev ve o da emekli olacağı günün hesabını yapar gibiydi. 

Nesil ise aksine hayat dolu bir genç kızdır. Yeşil gözleri, beyaz teniyle hem çok güzel hem de çok çekicidir. Ama o da bir çift kara göze teslim eder kendini. Görür görmez aşık olur o karanlık gözlerin sahibine. 

Kalbi paslanmış bir adama yeniden yaşamayı öğretmek oldukça zor bir görevdir. Hatta Barlas’a göre bunun olması imkansızdır. Onun içinde yalnızca kanayan tek bir yarası vardır; Yusuf ve Yesra. Nesil inatçıdır bir o kadar da gururlu! Vazgeçmemekte kararlıdır. 

Kalbi pas tutan bir adam yeniden sevebilir mi? Yüreğindeki Yusuf ve Yesra yarası kabuk bağlayabilir mi? Nesil böyle bir adamla mutlu olabilir mi ya da böyle bir adamı mutlu olacağına ikna edebilir mi? Ve de hayatta mucizelere yer var mıdır? İşte bu soruların hepsinin cevabı kitabın içinde. 

Kitabın anlatımını sevdim ben. İki zamanla anlatımlar her zaman daha gizemlidir ve bunu seviyorum. Duygular öylesine güzel aktarılmış ki onların acısını yüreğinizde hissettiriyor ve tabii ki isyan ettiriyor. Yok yere çocuklarını feda eden ailelere, her şeye rağmen hala susmaya devam kadınlara! 

Oldukça hoş bir kapağı var kitabın, ben çok sevdim. Bir de söylemeden geçemeyeceğim virgül konusunda bol kepçe davranılmış, bu konuda daha cimri olunsaydı da itirazım olmazdı :D 

Tavsiye eder miyim bu kitabı, bunu kitabı bitirdiğimden beri düşünüyorum. Eğer konusunu sevdiyseniz mutlaka okuyun derim. Dram benim tarzım değil diyorsanız durmayın, uzaklaşın!!!

Benim puanım;

BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI