Kör Fahişe Bıçağı- Çağan Dikenelli, Kitap Yorumu ve Çekiliş(2. Gün)

Kör Fahişe Bıçağı


Sayfa Sayısı: 272
Mendirek Yayıncılık
2014
16 tl


Kitap Tanıtımı

Melek Teyzeden habersiz mahallede kuş bile uçmaz. Mecburen de olsa herkesin sevip saydığı, mahallenin en iş bilir, en çaçaron teyzesi şimdi de dedektifliğe soyunmuştur. 

Daha önce çözdüğü iki dava sayesinde emniyette kendine yer edinen Melek Teyze, getirdiği çörekler ve baktığı fallar sayesinde yerini sağlamlaştırmış, bir de emniyet amiri Cevahirin sevgisini kazanınca artık Beyoğlu Emniyet Amirliğinden çıkmaz olmuştur.

Emniyetin arşiv bölümünde çalışan büyük oğlu Tuğrul bundan hiç memnun değildir. Ancak, çekik gözlü, zihnen olmasa da bedenen fazlaca gelişmiş, insan azmanı olan diğer oğlu Oğul Melek Teyzeyi maceralarında yalnız bırakmayacaktır.


Kitap Yorumu


Çocukluğu Yılan Hikayesi ile geçmiş biz 80liler ve 90lılar için resmen geçmişe dönüş gibi oldu Melek Teyze Polisiyesi kitapları. Orada izlediğim komşu teyzelere benzettim Melek Teyze’yi ve haliyle bayılarak okudum kitapları. 

Melek Teyze her mahallede görebileceğimiz o hazır cevap teyzelerden biri. Ancak onun diğerlerinden bir farkı var ki, işte o fark bu kitaplara konu oluyor. Melek Teyzemiz çözülemeyen davaların aranılan insanı. Nerede sonuçlanmayan bir dava var, kendisi el atıyor. Tabii iki oğluyla birlikte. Büyük oğlu Tuğrul annesinin bu işlere karışmasını istemezken, zeka problemleri yaşayan küçük oğlu Oğul ise hemen yanında yer alıyor. 

İlk kitabımızda arka arkaya öldüren hayat kadınlarının katilini arıyor Melek Teyzemiz. O sivri diliyle birlikte her yere ulaşan Melek Teyze’yi okumak çok zevkliydi. Evet biraz argosu vardı ama nedense beni çok da rahatsız etmedi. Hele ki Oğul’un her cümlede kullandığı “bea” dilime pelesenk oldu desem yeridir. 

Benim severek ve gülümseyerek okuduğum kitaplardan biri oldu Melek Teyze. Son derece akıcı zaten elinize aldığınızda bir çırpıda bitiriyorsunuz. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar :)

Benim puanım;



Vee çekiliş için;



a Rafflecopter giveaway

Yaz Şenliğinde 2. Ay





Herkese merhaba! Okuma şenliğimizde ikinci ayı da geride bıraktık bakalım ben neler okumuşum?











1. Kategori (10 puan): İsminde yaz mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların yazın geçtiği bir kitap.

Deli Dolu Bir Yaz- Toni Blake / Nemesis Yayınları / 370 sayfa


2. Kategori (10 puan): Sadece tek bir kitabını okuduğunuz ve sevdiğiniz bir yazardan bir kitap.

Son Kamelya- Sarah Jio / Arkadya Yayınları / 352 sayfa

3. Kategori (10 puan): Bir şiir kitabı.

Vaktidir- Emre Karataş / Trend Yayınevi / 200 sayfa


4. Kategori (10 puan): Adında bir sayı geçen bir kitap.

Bir Yol Hikayesi- Aşka İkinci Şans / Harlequin / 240 sayfa


5. Kategori (10 puan): Bir kişisel gelişim kitabı.

Menekşe Kokulu Hikayeler- Ender Haluk Derince / Yakamoz Yayınları / 391 sayfa


7. Kategori (10 puan): Fransız edebiyatından bir kitap.

Seni Bulmaya Geldim- Guillaume Musso / Doğan Kitap / 276 sayfa


13. Kategori (10 puan): Aynı zamanda çevirmenlik de yapan bir yazar tarafından yazılmış bir kitap.

Altın Cariye Safiye- Demet Altınyeleklioğlu / Artemis Yayınları / 850 sayfa


17. Kategori (10 puan): Bir biyografi/otobiyografi kitabı.

Beni Bulun- Michelle Knight / Martı Yayınları / 288 sayfa


19. Kategori (10 puan): Halen yazmaya, üretmeye devam eden bir edebiyatçıdan (yazar, şair, araştırmacı...) bir kitap.

Pabucumun Ajanı- Asude / Ephesus Yayınları / 504 sayfa


20. Kategori (10 puan): Polisiye/gerilim/korku vb. türde bir kitap.

Hasar Kontrol- Denise Hamilton / Martı Yayınları / 528 sayfa



21. Kategori (10 puan): Bir aşk romanı.

Bana Sevmeyi Anlat- Müjde Aklanoğlu / Sokak Kitapları Yayınları / 600 sayfa



22. Kategori (10 puan): İlk kitabı 2010 yılında veya daha sonrası yıllarda çıkmış bir yazardan bir kitap.

Kara Kış Beyaz Düş- Fatma Erdek / Ephesus Yayınları / 400 sayfa


24. Kategori (10 puan): Daha önce okuyup da tekrar okurum dediğiniz bir kitap.

Kiralık Nişanlı- Amanda Quick / Artemis Yayınları / 390 sayfa


29. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplamda 70 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.

Tehlikeli Kızıl- Tarryn Fisher / Aspendos Yayıncılık / 296 sayfa

Küller ve Anılar- Lena Diaz / Eksik Parça Yayınları / 384 sayfa

Kör Fahişe Bıçağı- Çağan Dikenelli / Mendirek Yayıncılık / 272 sayfa

Romancı- Hakan Yaman / Doğan Kitap / 318 sayfa


Toplamda 6632 sayfa okudum ve 266 puan(umarım doğru hesaplamışımdır) topladım :))






Lena Diaz ile Söyleşi- Sürpriz Yayın



Sürpriz Yayın



Herkese merhaba! Küller ve Anılar kitabı turumuzda benim bugün herhangi bir paylaşımım yok, takvimimizi incelediyseniz görmüşsünüzdür. Ancak ben sürpriz bir yayınla karşınızdayım :) Lena Diaz ile yaptığım keyifli bir söyleşimiz var ve sizlerle onu paylaşmak isterim. Ancak öncesinde kendisi ile ilgili söylemek istediğim birkaç şey var. Kendisinin kitaplarını çok sevmiştim ancak sohbetimiz sonunda kendisini de oldukça sevdiğimi itiraf etmeliyim! Oldukça sıcakkanlı ve kibar biri. Herkese keyifli okumalar dilerim :)

RKBT: Lena Diaz kimdir bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?
L.D. : Ben ABD’nin güney kesiminde büyüdüm. Şimdi Amerika’nın en eski şehirlerinden biri olan ve muhteşem tarihi dokusuna aşık olduğum Saint Augustine, Florida’da yaşıyorum. 28 yıllık evliyim. Kolejden bu yıl mezun olan bir oğlum ve bu sene koleje başlayan bir kızım var. Gündüzleri bilgisayar programcılarından oluşan bir ekibe yöneticilik yapıyorum. Geceleri, hafta sonları ve tüm boş vakitlerimde romantik gerilim hikayeleri üzerinde çalışıyorum ve bir gün sürekli onlar üzerinde çalışabilmeyi umuyorum. Okumayı ve tabii ki yazmayı çok seviyorum onun dışında aksiyon filmleri izlemeyi, özellikleri dağları ve ülkemin güzel bölümlerini gezmeyi seviyorum. Alışverişten ise nefret ediyorum. Atlantik Okyanusu’nun kenarında yaşıyor olmama rağmen plaj aşığı biri değilim. Sürekli dalgaları izlemekten sıkılıyorum, bilgisayarımın başında oturup yazacaklarımı düşünmeyi tercih ediyorum.


RKBT: Roman yazmaya nasıl başladınız?
L.D. : Ben hep hikayeler yazardım, ne zaman başladığımı hatırlamıyorum bile. Sekizinci sınıftayken at
yarışıyla ilgili 50 sayfalık bir hikaye yazmıştım ve öğretmenim tüm sınıfa okumuştu, çok eğlenceliydi! Aslında bitirmek için yazmazdım, başlar bırakırdım. Yayınlamak gibi bir amacım olmamıştı ta ki ablama meme kanseri teşhisi konana kadar. Genç yaşta onun kırılganlığına rağmen mücadelesini görmek bitirme ve yayınlama kararı almama sebep oldu. Hayallerimi sürdürmeye orada karar verdim ve profesyonel olarak yazarlığım da o zaman başladı. Beş yıl sonrasında kitabım satılmaya başlamıştı. Bu arada ablam hastalığını atlattı, kanserle mücadelesinde galip geldi.

RKBT: Bize yazma sürecinizden bahseder misiniz biraz?
L.D. : Yazma sürecim yazmaya karar vermemle başlıyor ve yazmaya başlamamla gelişiyor. Başından sonuna kadar planlı bir kurgum olmadı hiç. Sadece nasıl başlayacağımı ve nasıl bitireceğimi tasarlıyorum. Kapakların arkasında yazan birkaç paragrafla özetliyorum kurgumu.
   Kitaplarımı yazmaya başladığımda karakterlerimle ilgili bildiğim bir şey olmuyor, hepsi plansız olarak hayat buluyor. Temel konu ve karakterleri belirler, bir taslak oluştururum.
Ardından da detaylarla bunu desteklerim. Asıl amacım “ne” sorusunu sormak ve buna cevap bulmaktır. Taslağım bittikten sonra da tutarlı bir şekilde tamamlıyorum, hatta aralarına ilginç ögeler katmaya çalışıyorum. Sonrasında ise hikayem parlamaya başlıyor. Ama taslak yazmayı sevmiyorum, boş sayfalar beni korkutuyor.

RKBT: Roman yazmak için hangi ortamları tercih ediyorsunuz?
L.D. : Ne tercih edersiniz diye sorarsanız dağ ya da göl manzarası derim tabii ki. Ancak hangi ortama sahipsiniz derseniz evdeki kapılardan birinin arkası derim. Orası benim ofisim ve yazmak benim için bir iş. Bilgisayarımın önümde olduğu her yerde konsantre olur, yazabilirim.

RKBT: Romantik gerilim roman yazmanın zorlukları nelerdir?
L.D. : Her romantik gerilim romanda olduğu gibi aşk ve tehlikeyi kaynaştırıp bir hikaye haline getirmek oldukça zor. Özellikle aşkın içinde gerilim ya da gerilimin içinde aşk olsun diye beklemiyorum, her ikisini de aynı anda hissetmek istiyorum. Aşk ve gerilimin bir kumaş dokuması gibi uyumlu şekilde bir parça olmasını istiyorum. Bir bölüm aşk bir bölüm gerilim yazmayı hiç sevmiyorum. Her iki parçanın da eşit ve uyumlu halde olması benim için başarılı bir romandır.


RKBT: Romanlarınızdaki favori karakterleriniz hangisi?
L.D. : Kesinlikle Devlin, tam bir kahraman. Oldukça güçlü ve sakin biri. Seksi bir alfa o.

RKBT: Şu anda üzerinde çalıştığınız kitabınızla ilgi bilgi alabilir miyiz?
L.D. : Tabii ki. Şu anda “Exit Strategy” isimli bir serinin ilk kitabı olan “Exit” üzerinde çalışıyorum. Şu anda çok fazla bir şey söyleyemiyorum ama birkaç ay içerisinde bitecek. Devlin ve
Emily de bu kitap içerisinde kısa bir bölümde yer alacaklar ama onun dışında yeni karakterlerim olacak. Okuyunca “Exit Inc” çalışanları olan alfalarımı tanıyacaksınız.

RKBT: Ölüm Oyunları serinin devamını yazmayı düşünüyor musunuz peki, ben mesela Austin’in hikayesini çok merak ediyorum.
L.D. : Evet, düşünüyorum. Austin de dahil olmak üzere daha fazla yazma niyetindeyim. Onun bunu hakkettiğini ve hatta yazmakta geç bile kaldığımı düşünüyorum. Ancak Ölüm Oyunları serisine yeni bir kitap yazmam “Exité serisinden en az üç kitap yazana kadar beklemek zorunda! Şu anda Harlequin için yazdığım bir kitabım var ayrıca. Dört kitaptan oluşan bir seri bu da, ismi Mystic Gladesdeep in the Florida Everglades. Bu seri hakkında oldukça heyecanlıyım. Sadece yazmak istediklerimi yazacak kadar vaktim yok.

RKBT: Bir yazar olarak favori yazarlarınız kim peki?
L.D. : Bu oldukça zor bir soru. Çok fazla favori yazarım var benim. Ve bazen de sadece bazı kitapları favori
kitabım oluyor. Sizinle benim için özel olan bazı kitapları paylaşmak isterim. Sevdiğim yazar sorulduğunda ilk aklıma gelen Julie Garwood oluyor ama sadece historical romanları, özellikle Ransom(Fidye), The Bridge(Gelin), The Wedding(Düğün) ve Saving Grace. O kitaplara bayılıyorum resmen. Erkekleri inanılmaz kesinlikle, o alfaları çok seviyorum. Bu kitapların sonuna geldiğimde kendimi çok iyi hissediyorum. Günümüz romanlarını pek sevmiyorum ama “Killjoy” aralarında severek okuduğum tek günümüz kitabıdır.

RKBT: Ve son olarak Türk okuyucularınıza iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?
L.D. : Başka bir ülkede yayınlanan kitaplarımın olması ve yabancı ülkelerdeki okuyucularımın olduğunu duymak tarif edemeyeceğim kadar güzel bir duygu. Aramızda kıtalar ve dil engelleri olmasına rağmen onlara ulaşabilmek harika bir duygu ve bu fırsatı bana verdiğiniz için teşekkür ederim. Umarım Türkiye’de de daha fazla okuyucularım olur ve bana hem facebook üzerinden hem de mail yoluyla kitaplarım hakkında ne düşündüklerini iletirler. Tüm iletişim araçlarını kullanıyorum. Bu oldukça eğlenceli ve bana iletilen mesajlar benim için büyük ödül. Desteğiniz için hepinize çok teşekkür ederim.


Çekilişlerimiz hem rafflecopter hem de RKBT facebook sayfamızda devam ediyor, katılmayı unutmayın :)

Küller ve Anılar- Lena Diaz, Kitap Yorumu ve Çekiliş (2. Gün)

Küller ve Anılar


Sayfa Sayısı: 384
Eksik Parça Yayınları
2014
22 tl
The Deadly Games, #3


Kitap Tanıtımı

Her mektupla gelen saklı bir ipucu ve her ipucunun arkasına saklanmış korkunç bir gerçek... 

Savannah'daki FBI ofisine, kaynağı belli olmayan mektuplar gönderilmektedir. Her birinde farklı bir kurbanın ismi yazan mektuplar, bir çocuk tekerlemesiyle sonlandırılmıştır. Küller küller, hepsi düşüp ölürler... 

Kurbanların yardım feryatlarından etkilenen Özel Ajan Tessa James, cinayetleri çözmek için işe koyulur. Danışman olarak da yanına çekici ve akıllı bir genç olan Matt Buchanan verilir. Cinayetlerle birlikte, ardında küllerden başka bir şey bırakmayan kundakçı bir katil de ortaya çıkacaktır. Tessa, ipuçlarının kendisini işaret ettiğini anladığında bir şeyin farkına varır; Eğer geçmişini hatırlayamazsa, bir sonraki kurban o olacaktır.


Kitap Yorumu

Turumuzu takip edenler biliyorlardır Lena Diaz’ın kitaplarını ne kadar sevdiğimizi ve yenisini dört gözle beklediğimizi. Serinin üçüncü kitabı olan “Küller ve Anılar” çıktı okuduk ve şimdi heyecanla şu sıralarda ABD’de yeni çıkmış olan dördüncü kitabı beklemeye geçtik. 

Romantik gerilim tarzını okumaya Lena Diaz’ın kitaplarıyla başladım ve son derece doğru bir seçim oldu bu. Zira hem konuları hem karakterleri hem de kurgularıyla özel bir kalem Lena Diaz. Her kitabında farklı bir konuyu çözmeye çalışırken buluyorum kendimi. 

Bu kez çözmeye çalıştığım ise FBI ofisine gelen kaynağı belirsiz mektuplar ve akabinde işlenen cinayetler oldu. Bir mektup geliyor sonra bir cinayet işleniyor. Bu cinayetleri kim işliyor ve neden işliyor? Mektupları gönderenle katil aynı kişi mi, mektuplarla cinayetler arasında bir ilişki var mı? Tüm bu sorular ve daha fazlası kitabımızda :) Mesela özel ajan Tessa ile yakışıklı danışman Matt’ın arasında neler oluyor, nasıl bir ilişkileri var? 

Tessa’nın geçmişine dair hatırladığı çok az şey vardır. Silik ve bölük pörçük anılar… Ancak içinden bir ses bu mektupların ve cinayetlerin peşini bırakmamasını söyler. İçinden gelen sese engel olamayan Tessa karşılaştığı tüm zorluklara rağmen bu olayın üzerine gider. Hatta mesleğinden men edilme tehlikesi bile vardır. Tabii bir de yanında duygularına engel olamadığı genç ve yakışıklı danışman Matt Buchanan yer alıyor. Kendinden altı yaş küçük olması aralarına duvar örse de kalbinden gelen sese bir kez daha yenilecek midir Tessa? 

Kitabın ilk yarısı oldukça sakin geçti. Gelen mektuplar ve cinayetlerle ilgili ilişki kurma üzerine geçti ancak ikinci yarısı hele de son 100 sayfası tamamen heyecan ve gerilim doluydu. Olayların nereden nereye geldiğine biz bile inanmakta zorlandık. Yazar kalemini konuşturmuş resmen :) 

Kitaplarını severek okuduğum Lena Diaz, kibarlığı ve mütevaziliğiyle de gönlüme taht kurdu desem yalan olmaz. Yaptığımız çalışmaları kendisiyle paylaşıp bir süre muhabbet etme imkanım oldu. Ve kendisini çok tatlı buldum. 

Ölüm Oyunları serisi birbirinden bağımsız olayların yer aldığı bir seri ve her kitabı ayrı güzellikte. Okuyun, eminim pişman olmayacaksınız. Böyle bir kalem mutlaka okunmalı.

Benim puanım;




veee çekilişimiz için buyurun :)


a Rafflecopter giveaway
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI